en

Tao Öğretisi ve Cinsellik



HÜSNÜ SAV’LA UZAK DOĞU CİNSELLİĞİ

 

Köşe Yazısı

 

TAO ÖĞRETİSİ VE CİNSELLİK

 

Hüsnü Sav

 astrolog0303@gmail.com

Facebook:

 https://www.facebook.com/profile.php?id=1217223477

 

M.Ö. 2. Yüzyılda yaşadığı tahmin edilen Lao Tse tarafından sistemleştirilen Taoizm felsefi bir din olarak karşımıza çıkar. Aslında Tao ve Taoizm bir birinden ayrı şeylerdir. Tao her şeyin başlangıcı, Taoizm ise bir dindir. Tao anlaması anlaşılması zor bir kavramdır. Tao anlatılamaz, onu anlatmak için kelimeler yetersiz kalır. Lao Tse’nin eseri Tao Te Ching’de  ’ hiçbir şey yokken o vardı, o her şeyin başlangıcı idi.’’ Onun kavranamazlığını başka bir yerinde üstad söyle anlatır…

 

Hem anlamak kolaydır benim sözlerimi
hem uygulamak.
Ne var ki hiç kimse anlayıp
uygulamıyor onları.
Sözcüklerin bir atası,
işlerin bir yapımcısı vardır.
Bunu anlamadıkları için,
beni de anlamıyorlar.
Benim gerçek değerim
ender anlaşılır olmamdır.
Onun için: gerçeğe ermiş kişi'nin
sırtında aba vardır ama yüreğinde cevher.

 

Aslında Taoistler  TAO’ nun kavramı üzerinde fazla durmazlar onların onu açıklama gibi bir niyetleri yoktur. Zaten onların kelimelerle sembollerle onu anlatmaya çalışmazlar. Taoist rasyonel aklı ile TAO’yu anlamaya çalışmaz.  Tao’yu yaşar ve onu sadece hisseder. Onun için her şey Tao’nun tezahürüdür. Taoizm ise bu felsefenin dinselleştirilmiş halidir.  Taoist için var olan her şey yaşamın içindedir. Öteki alem Cennet  ve Cehennem gibi kavramlar sadece aklın oyunlarıdır. Ne varsa her şey hayatın içindedir, onun için yaşadığı hayat kutsaldır anlamlıdır. Bu hayatını nasıl en erdemli, güzel sağlıklı yaşayabilirim hayatı boyunca onun peşine düşer. Bu arayış içinde olan Taoistler hayatı nasıl uzatabileceklerinin, hatta ölümsüzlüğün peşine düşmüşlerdir. Bu uğurda birçok teknik geliştirmişler; belki ölümsüzlüğü bulamamışlardır, ama uzun ve sağlıklı bir ömrün nasıl yaşanacağı hakkında birçok eser bırakmışlardır.  Günümüze bu eserlerden pek çoğu ulaşamamıştır. En son kalan eserler Çin’deki komünizm devriminde imha edilmiş birçok rahip ya öldürülmüş ya da ülkeden kaçmak zorunda bırakılmıştır.

        

Doğa aşığı olan Taoistler bu uzun ömür ve ölümsüzlük arayışları içersinde doğayı gözlemlemişlerdir, birçok hayvanın hareketlerini uyarlayarak sağlık ve güç kaynağı olan Qigong gibi birçok hareket ve meditasyon serisi uygulamışlardır. Hayvanların hareketlerini birçok savaş sanatı stiline uyarlamışlardır. Bu tekniklerin birçoğu günümüze kadar ulaşmıştır.

        

Bu felsefeyi benimsemiş insan için gerçek olan yaşadığı hayattır. Hayatın anlamı peşindedir. Nerden geldiğinin ve nereye gideceğin bir önemi yoktur. Bu arayışlar içindeki Taoist sağlıklı ve uzun bir ömür için olmasa olmazlarından olan cinsel hayatın gizemini keşfetmiştir. Gözlemleri sonucu cinsel hayatın insan hayatı için ne kadar önemli bir o kadar doğru yapılmasa ne kadar zararlı olduğunun farkına varmıştır. Bunun farkına vardıklarında aslında erkeğin ne kadar cinsel yoldan güçsüz ve çabuk tükendiğini gördüler. Doğa nedense erkeğe bu yönden biraz acımasız davranmıştı. Kadın saatlerce sevişmeye hazırken erkek birkaç dakikanın içinde tükenmekte idi. Kadının bu bastırtamaz cinsel isteğinin erkek tarafında dizginlenmeyince orda da bir uyumsuzluk oluşuyordu ve erkek bu uyumsuzlukta sürekli güçsüz kalıyordu. Erkek birçok Taoist metinde anlatıldığı gibi ateş tabiatlı idi. Çok çabuk alevleniyor yakıyor, yıkıyor ve bir o kadar da çabuk sönüyordu. Bunun karşısında kadın su gibi yavaş akıcı ve dayanıklı idi eğitimsiz bir erkek bu su karşısında sürekli çaresiz ve sönmeye mahkûmdu. Erkek fark etti ki bu aradaki dengesizliğin giderilmesi gerekiyordu. Bunun için erkeğin çabuk sönmemesi ateşini sürekli sıcak tutması, ama bunu yanında yakıcı olmaması gerekiyordu. Tabi ki suyu ısıta bilmesi için bunun için çabuk sönmesini sağlayan erken boşalmasını denetim altına alması yavaş hareket etmesi yıkıcı olmaması gerekiyordu. Bunu ortadan kaldırmak için birçok Taocu teknik geliştirmiştir. Bunlarda en ünlüsü büyük çekilme denilen tekniktir. Erkek boşalacağını anladığı anda, yani son geri dönülmez noktaya gelmeden önce gel gitleri durdurup geri çekilecek vajinanın giriş noktasında bir süre bekleyip nefesini dengeleyecek eğer yine boşalma dürtüsünü durduramasa PC kasını sıkıp tüm vücut kaslarını sıkarak karnını içe çekerek bekleyecektir. Boşalma dürtüsü geçince yine yavaş yavaş gel gitlere devam edecektir. Bu savaşı kaybedeceğini anlayan ordunun, tekrar saldırmak için düşman cephesinin gerisine çekilmesine benzetilebilir. Günümüzde de boşalmayı engelleyecek birçok teknik geliştirilmiştir. Bunlardan en basiti boşalma refleksinin oluştuğu anda nefesin tutulup gözlerin kapatılarak gözlerle yukarıda hayali bir noktaya bakmak yeterlidir. Nefes tutulduğu anda beyne gerekli oksijen gitmeyince Sempatik Sistem hafif bir panikleme devresi geçirmekte ve boşalma refleksi geri dönmektedir. Gözlerin arkaya alınması yapılan son araştırmalara göre gözlerin belirli noktalara bakışı farklı bilinç halleri oluşturmaktadır. Yukarıya doğru bakış beynin EEG aktivitesini alfa frekansına sokmaktadır. Göz hareketlerinin durumuna bakılarak bir çok NLP tekniği geliştirilmiştir, merak eden okuyucular  araştırabilirler. Daha ileri erken boşalmalar için bir pratik yol ise penisin bir peçete ile sarılıp üzerine prezervatif geçirerek birleşmenin sağlanmasıdır, bu da aşırı hassasiyeti ortadan kaldırarak beyinde oluşan şartlı refleksin kırmasını sağlar.

 

         Erkek boşalmalarla sonuçlanan cinsel birleşmelerde güç kaybediyordu ve toparlanması için belirli bir zamanın geçmesi gerekiyordu. Bunun bilincine ulaşan Taoistler yaşamın uzatılması için bunun önüne geçilmesi gerektiğine inandılar aslında bu çok eski zamanlardan bu yana bilinen bir gerçekti. Bunun daha sonraları birçok kültür farkına varmıştır hatta 2 yüzyılda yaşamış olan Yunanlı bir hekim olan Galen bunu şu sözleri ile dile getirmiştir: ’’cinsel birleşme sonunda birçok hayvan kederli olur. Sadece kadın ve horozların dışında.’’

 

         Taoizm’de her şey bir zıtlığın birleşmesi ile oluşur. Bunu Yin ve Yang sembolü ile anlatırlar. Bu sembol tam bir dairenin içindeki iki yarım dairenin birleşmesidir. Bu dairenin birisi siyah birisi beyazdır ve bunların bileşmesi bir tam daireyi oluşur. Bu yarım dairelerin içerisinde siyah dairenin içinde bir beyaz nokta siyah dairenin içinde de bir beyaz nokta bulunur. Bu aslında her zıtlığın içinde bir karşıt zıtlık bulunur prensibini sembolize eder. İnsan anatomisine baktığımızda da bu durumu görürüz; daha anne rahminde daha cinsiyet belli olmadan oluşan yapıdan kadında erkeklik organına benzeyen klitoris erkeklerde meme uçları kalır. Buradan anlaşılacağı üzere kadında biraz erkeklik, erkekte de biraz kadınlık her zaman vardır. Aslında cinsel birleşme sırasında bu tamamlanır ve bütünlük sağlanır yani klitoris ile penis kadın meme uçları ile erkeğin meme uçları birleşmiştir. Bu birleşmeden Taoistler mikro kozmik yörünge birleşmesi diye söz ederler. Burada Yin ve Yang birleşmiş yani daire tamamlanmış ortada ikilik kalmamıştır.

 

         Uzun süreli cinsel birleşmeye ulaşan çiftler farklı bilinç hallerine girmektedirler. Aslında bu tür tekniklerde ustalaşan çiftler için haz almak boşalmak ya da orgazm almaktan çıkmış meditatif bir hal alır. Kadın uzun süreli ve ardışık orgazmlar yaşar erkek boşalmadan arka arkaya orgazm olabilir ve bundan aldığı zevk boşalmadan aldığı zevkten çok daha üstündür. Bunu tabii ki  yaşayanlar bilir. Aslında burada bir sorun daha ortaya çıkmaktadır. Bu yaşanılan hal anlatılamaz, Taonun anlatılamadığı gibi, çünkü bu tür cinsel birleşmelerde kadın ve erkek kavramlarından doğan düalizm kaybolur bir vecd hali, esrime durumu oluşur bunun oluşması içinde zıtlıkların birleşerek bir bütünü oluşturmaları gerekir. İnsan beyni düalizm üzerine çalışır, onun bir şeyi algılamak için bir karşıtının olması gerekir; yani siyahı algılamak için beyaza, geceyi algılamak için gündüze ihtiyacı vardır. Bu ikilem, yapılan meditasyonlar, bir düşünceyi durduran tekniklerle ortadan kaldırılabilmektedir.  Ama o zamanda bir sorun ortaya çıkmaktadır bu hal içinde olan insanlar bunu anlatamamaktadırlar. Çünkü artık beynin algılayacağı bir ikilik yoktur; yani yaşanılan hal Halac-ı Mansur’un “En’el Hak” dediği durumdur. İnsanın Tanrısallığıdır. Bu yüzden eşi ve benzeri olmayan yaratıcıyı insan beyni algılayamaz, zaten bir hiçlik olan Tao’yu kelimelere dökemez. Bu ikilemden kurtularak oluşan orgazmları tarif etmek tabii ki imkansızdır. Kadın ve erkek bir bütün olmuş düalizmi ortadan kaldırmışlardır ve kadında teklik bilinci ile oluşan orgazmlar anlatılamaz ve bu hazzın verdiği coşku ile atılan çığlıklar evrenin yaratılmasında büyük patlama ile oluşan çığlığa karışır. Birçok kutsal metinde “Yaratan ol!” dedi ve “evren büyük bir çığlıkla, sesle oluştu” der ve bu sesin hala daha evrende devamlı hareket ettiğini bilim tesbit etmiştir.  


 

    


 

 

Sonuçta yaratıcı da evreni büyük bir Aşk’la yarattığını söyler…Belki bu yüzden bu tür vajinal orgazmı yaşayan kadınların döllenen rahimlerindeki coçuklar bu kadar güçlü ve zeki oluyorlar….

Anket

  Workshoplardan (atölyelerden) ve CİSEATED Eğitimlerinden Memnun Kaldınız mı?

Hava Durumu


Döviz

1 $ = 3,89 TL
1 € = 4,59 TL
1001710 Ziyaretçi