en

Hülya Raporu

 

 



Bu bilgi ve makale Doç. Dr. Ümit Sayın’ın, ‘Derin Seks: Cinsellikte Farklı Boyutlar, Yeni Açılımlar’ isimli kitabından alınmıştır. İzinsiz ve refere edilmeden bu veriler ve bilgiler hiçbir yerde yayınlanmaz. Detaylı bilgi için ‘Derin Seks’ isimli kitaba bakınız. Kadınca Raporu (1993), Hülya Raporu (2003) ve Yeni Kadınca Raporu (2011) anket çalışmaları, toplu olarak İstanbul Raporu isimli bir çalışmada ve ‘Eğitimli Türk Kadınında Cinsel Davranış’ isimli kitapta toplanmaktadır. İstanbul Raporu ayrıca Türk erkeklerinde cinsel davranış patternlerini de saptayacaktır.

 

1992-1993 yıllarında başlayan Kadınca Raporu adı altında başlayan bu anket çalışması Türkiye’de ilk kez kadın cinselliğini böylesine detaylı olarak inceleyen ve ortaya koyan bir çalışmadır. 2003 yılında Hülya Dergisinde bu anket formlarını 660 kadın yanıtlamıştır; aşağıdaki veriler 660 kadın hakkındaki bilgiye dayanmaktadır. Daha sonra bu sayı 750’yi bulmuştur.

 

 

Hülya Raporu, Kadınca Raporunun bir devamı niteliğindedir ve 10 yıl sonra bir sonraki kuşakta Türk kadınında cinsel davranışın nasıl değiştiğini göstermektedir.  İstanbul Raporuyla birlikte yaklaşık 25-30 yıllık bir süre içinde eğitimli Türk kadınında cinsel davranışın nasıl değiştiği ve kadınlardaki cinsel davranış patternleri incelenmektedir.

 

 

 

 

HÜLYA RAPORUNUN ÖN DEĞERLENDİRMESİ (2003-2004):

 

Hülya Dergisinde Kasım 2003-Mayıs 2004 tarihleri arasında yaptığımız Türk Kadınının cinselliği ile ilgili anketi 660 Hülya okuru yanıtladı[1]. Bu anket son yıllarda Türkiye’de bu konuda yapılmış en büyük ve detaylı anketlerden birisiydi ve bize 2000’li yıllarda Türk kadınının bulunduğu yeri göstermek açısından önemli bazı veriler sundu.

 

 

 

Anket Grubu:

 

Anket grubumuz yaklaşık 660 kadından oluşmaktaydı. Anketi yanıtlayan kişilerin en küçük yaşı 17, en büyük yaş ise 63 olarak saptandı.

Anket grubumuzun eğitim seviyesine bakarak bu anketin eğitimli Türk kadınlarında yapıldığını söyleyebiliriz, grubun % 57’si üniversite mezunu veya yüksek lisans yapmakta, % 31.6’sı lise mezunu, % 3.4’ü ise ilkokul mezunu veya eğitimsiz.

Gruptaki  medeni hal sorusunu ele aldığımızda şu sonuca varıyoruz:

Evlenmemiş bakire olanlar grubun % 15.2’sini oluştururken, evlenmemiş bakire olmayanlar % 38’ini oluşturmakta, evliler % 31.2 iken, birden fazla evlilik geçirmişler % 4.6’sını oluşturmakta, dul olanlar ise % 11.1’i civarında. Evli olmayan kadınların arasında bakire olma oranı bakire olmayanların 2.5 katı daha az.

 

 

Ekonomik durumu genellikle orta ve iyi sınıftan olan Hülya Raporu grubunun dini inancı ise aşağıdaki gibi bulunmuştur. Yapılan istatistikler dine inanışla veya dindarlıkla cinsel davranış arasında çok anlamlı fark olmadığını göstermektedir. Fakat ateistlerde ve dindar olmayanlarda orgazm olma ve cinselliği daha farklı, detaylı yaşama oranı daha fazla bulundu, buda daha once yapmış olduğumuz anketlerle örtüşmekte.

 

 

HÜLYA RAPORUNDAKİ KADINLARIN  KENDİ VÜCUT İMAJLARIYLA İLGİLİ  YANITLARI

 

Hülya kadınları, kendi vücutlarını beğeniyorlar, ama büyük bir çoğunluğu bazı değişiklikler geçirirlerse cinsel yönden daha çekici hale gelebileceklerini düşünüyorlar. Oldukça büyük bir çoğunluk erkeklerin onları beğendiğini düşünmekte. Erkekleri baştan çıkarmak konusunda ise kendilerine o kadar fazla güvenmiyorlar, büyük çoğunluk bazı erkekler üzerinde etkili olabileceğini düşünüyor. Diğer ülkelerdeki çalışmalarda kendi vücudunu beğenen ve erkeklere karşı kendine güveni olan kadınların cinsel tepkilerinin ve orgazm olma sıklıklarının daha fazla olduğu bulunmuştu. Bizim çalışmamız da bu sonuçları destekler nitelikte. Vücut imajı ve erkekler üzerindeki etkileri fazla olan kadınların daha doyumlu bir cinselliğe sahip oldukları bu raporun da sonuçlarından birisi.

Anketteki kadınların % 24’ü cinsel yaşantılarından hiç memnun değiller, % 35’i bazen memnun, bu sonuçlar kadınların % 60’a yakın bir kısmının cinsel yaşantısından memnun olmadığını ve farklı bir cinsellik arzuladıklarını gösteriyor. Başka bir soruya verilen yanıttan çıkan sonuç ise ilişkilerinden memnun olanlar sadece grubun % 25’i, geri kalanlar ya ilişkilerinden memnun değiller, ya da cinselliği çok farklı biçimlerde yaşamak istiyorlar. Bu grup özellikle evli kadınlar için geçerli, evli kadınlarda farklılık yaşamak isteme oranı diğerlerine göre neredeyse bir kaç misli.

 

 

Soru                                Yanıt

 

EVET

 

HAYIR

 

Çekici buluyor, ama değişiklik geçirmesi gerekli

 

Kararsız

 

Kendinizi bir bütün olarak beğeniyor musunuz?

 

 

% 59

 

% 6.5

 

% 23.9

 

 % 11

 

 

 

EVET

 

HAYIR

 

Çekici buluyor, ama değişiklik geçirmesi gerekli

Hiç Çekici bulmuyor veya kararsız

 

Kendinizi cinsel yönden çekici buluyor musunuz?

 

 

% 38.2

 

% 8.5

 

% 43.9

 

% 9.4

 

 

 

EVET

 

HAYIR

 

Bazı erkekler çekici buluyor

Kararsızım

 

Sizce erkekler sizi çekici buluyorlar mı?

 

 

% 48.9

 

% 3.7

 

% 35.6

 

% 11.8

 

 

 

EVET

 

HAYIR

 

 

Erkeğine gore değişir

 

Kararsızım, denemedim

 

Bir erkeği kolayca baştan çıkarabilir misiniz?

 

 

% 33.7

 

% 6.2

 

% 44.2

 

% 15.8

 

 

 

 

İLK CİNSEL DENEYİMLE İLGİLİ YANITLAR

 

Gruptaki kadınların  % 15.6’sı ilk cinsel deneyimini 15 yaşın altında, % 49’u 15-20 yaş arasında, % 30’u 20-25 yaşları arasında, geri kalanlar ise daha yukarı yaşlarda yaşamışlar. Bu deneyim hakkındaki düşünceleri ise fazla iyi değil:

 % 31’i kötü veya hoşlanmadım darken, % 31’i ne olduğunu anlamadığını söylüyor. İlk cinsel deneyimden kadınların sadece % 24’ü hoşlanırken, orgazm olanların olanların oranı ise sadece % 12. Daha önceki çalışmalarımızda da belirlediğimiz gibi, Türkiye’de cinsellik kadınlar açısından iyi bir ilk deneyim değil! İlk cinsel ilişkide bulunulan kişi kadınların % 36’sında kocaları, % 11.5’uğunda sözlü veya nişanlı, % 33.6’sında uzun süreli arkadaş, % 16.5’uğunda kısa süreli bir arkadaş, % 2.2 sinde ise rastgele bir ilişki.

Bu durumda önemli bir toplumsal değişimi de Hülya Raporu ortaya koyuyor. Bunlardan en önemli ve birinci bekaret kavramının artık toplumdan kaybolmaya başladığı ve evlenmek için erkeklerdeki bakire kadın arayışı en azından eğitimli kadınlar açısından değiştiği, ikincisi de kadınların yaklaşık % 68’inde ilk ilişkide bulununan kişinin ‘evli koca’ olmaması. Tabii bu sonuç eğitimli ve ekonomik durumu iyi Hülya Dergisi okurları için geçerli. Türk toplumuna genellenemez.

İlk cinsel ilişki yaşı da artık eski raporlara göre düşmüş durumda. İlk cinsel ilişki 15 yaşın altında % 2.4 olarak belirlenirken, kadınların artık % 40’ı 15-20 yaş arasından ilk ilişkilerini yaşamaya başlıyorlar. % 38’i ise ilk ilişkiyi 20-25 yaşları arasında yaşıyor. Bu anket grubunun verilerine göre Türkiye’de kadın dergisi okuyan kadınların % 80’i 25 yaşına geldiğinde pek bakire kalmıyor. Bunların bir kısmı evlilik sonucu da olsa, artık eğitimli Türk kadınları ilk cinsel ilişkiye girmek için evlenme koşulunu pek aramıyorlar.

İlk cinsel ilişki konusunda ise Türk kadınları pek iyi anılara sahip değiller. % 18’i ilk ilişkiyi zevksiz ve can yakıcı bulmasına karşın, % 20’si zevk almadığını ama canının da yanmadığını söylüyor. İlk cinsel ilişkide orgazm olanların oranı ise sadece % 12.7. Bu toplumsal cinsel eğitimin düşüklüğünü ve yetersizliğini kanıtlayan bir olgu.

 

KADINLAR KAÇ ERKEKLE SEVİŞMİŞLER?

Hülya Raporu kadınları sanıldığı kadar çapkın değiller! Anketi yanıtlayanların % 34.2’si sadece hayatları boyunca bir erkekle seviştiğini söylerken, % 33’ü 2-5 arasında, % 14’ü 6-10 arasında erkekle birlikte olmuş. 10’dan fazla erkekle birlikte olanların toplam sayısı % 13 iken, 20’yi aşıp kendilerini Amerikalı kadınlardan bile daha çapkınlaştıranların oranı sadece % 6.7. Bu  % 6.7’lik gruba baktığınız zaman cinsel tepkileri ve davranış biçimleri de oldukça uçuk! Büyük çoğunluğu pornografiden hoşlanıyor ve türlü fanteziler ya da varyasyonlara sahipler.

 

SEVİŞME SIRASINDAKİ ÖĞELER

Hülya kadınları sevişmekten ve ön oyunlardan hoşlanıyor. % 9’u 30 dakikadan fazla ön oyunlar yaparken, % 14’ü 20 dakika % 32’si 10-20 dakika arasında sevişiyor. Sadece % 11 için ön oyunlar 5 dakikadan az. Türk erkekleri ise cinsel ilişki (koitusu) süresini eski raporlara ve araştırmalara kıyasla arttırmış görünüyorlar. Erkeklerin % 33’ü cinsel ilişkiyi 15 dk.’dan fazla sürdürdüğü gibi, yaklaşık % 11’i ise 30 dakikadan fazla sürdürüyor.

 

Hülya kadınlarının sevişme sıklığı ise söyle: İlişkide bulunmayanlar, bakireler ve sevgilisi olmayanlar değerlendirildiğinde ayda birden az veya hiç sevişmeyenler grubun % 22’si. Her gün en az bir kez sevişen hiperseksüel kadınların oranı % 7 iken, gruptaki kadınların % 30’u haftada en az  1-2 kez, % 25’i ise ayda 1-3 kez civarında sevişiyor.  Bu durumda Hülya okurlarının yaklaşık % 62’si oldukça aktif bir cinsel yaşama sahip ve en az ayda bir kaç kez cinselliği tadıyor.  Bu grup içinde  % 40’ı bu sevişme sıklığından memnun değil ve daha fazla sevişmek istediğini ama imkanları olmadığı için bunu yapamadıklarını söylüyorlar. Şu andaki sevişme sıklığından memnun olan Hülya kadınları sadece % 34 civarında.

Hülya kadınları en çok hangi vakitte sevişmekten hoşlanıyorlar? Grubun % 41’i için günün herhangi bir zamanı önemli değil, her vakitte sevişmek onlar için geçerli ve istedikleri bir davranış. Bu soruya % 11’i sabah derken, % 5’i akşamüzeri, % 15’i akşam ve % 26’sı da el ayak çekildikten ve herkes uykuya yattıktan sonra sevişmekten hoşlanıyor.

En çok hangi pozisyonda ilişki kurarsınız sorusuna verilen yanıt ise  % 40’ında erkeğin üstte olduğu, % 25.6’sında kadının üstte olduğu, % 10.6’sında yanyana, % 10.3’ünde erkeğin arkadan yaklaştığı pozisyonlarda. Grubun yüzde 65’i en klasik pozisyonu uyguluyor.

Hülya kadınları klasik cinsel pozisyonları uygulamalarına karşın, varyasyonlar  ve cinsel davranış sırasındaki cinselliği etkileyen faktörler konusunda da daha önce yaptığımız anketlere göre biraz tutucular. Cinsellik sırasında en fazla yapmayı sevdikleri davranış, iyi ortamda (müzik vb) karşılıklı fantezi kurma ve açık saçık konuşma; kadınların yaklaşık % 45’i pornografiden hoşlanırken, % 65’i için açık saçık konuşma ve % 50’si için karşılıklı fantezi kurma çekici geliyor.  Kadınca Raporunda pornografiden hoşlanma oranı % 62 civarındaydı. Bu raporlar, toplumumuzda iddia edilen ve savunulan bir bilgiyi daha yıkmıştır! Türk kadınları da erkeklere yakın derecede pornografiden hoşlanmaktadırlar.

‘Uzun süreli cinsellikten uzak kaldığınız oluyor mu, bu sizi nasıl etkiliyor?’ sorusuna verilen yanıtlar ise şöyle: % 23 uzun süre cinsellik olmadan yaşayabiliyor, % 31 uzun süre sekssiz yaşayabiliyor, ama bu onu çok rahatsız ediyor. % 24 uzun süre cinsellikten uzak yaşayamıyacağını belirtiyor. % 21’i ise şu anda bir partneri olmadığı için cinsellikten uzak yaşadığını ifade ediyor. 

Klitoral uyarının haricinde pek çok Hülya okuru farklı bölgeleri belirtirken yaklaşık % 25.6’sı Grafenberg noktasını tanımlıyor, bu noktayı tanımlayan kadınların büyük çoğunluğu ise klitoral uyarının yanısıra cinsel ilişkiyle de orgazma ulaşabiliyorlar, bu kadınların büyük kısmının klitoris ile G-Noktasını karıştırmış olmaları da olası (bkz. G-Noktası ile ilgili bölüm).  Hülya kadınlarının % 53 civarı oral seks yaparken, % 63’ü kendilerine oral seks yapılmasından hoşlanıyorlar. Gerçekleştirdileri fanteziler içinde anal seks de mevcut ve küçük bir grup bu eylemle orgazm olabiliyor.

 

HÜLYA KADINLARINDA ORGAZM

 

Hülya Raporu Orgazm konusunda daha önce yapmış olduğumuz raporlardaki sonuçlarla paralel sonuçlar ortaya koydu. ‘Yaşamakta olduğunuz cinsellikte partnerinizle sevişirken orgazm olur musunuz? sorusuna ‘Evet her ilişkide orgazm olurum’ diyenlerin oranı % 29, İlişkilerde sıklıkla (ilişkilerin % 80’inde) orgazm olanlar % 24, genellikle  (ilişkilerin % 50’sinde) orgazm olanlar % 19, bazen orgazm olanlar (ilişkilerin % 20’sinde) % 12, hiç orgazm olmayanlar ise % 16 civarında, yani Hülya okurlarında 6 kadından birisi orgazm olamıyor! Bu durumda çok küçük bir azınlık orgazma ulaşamıyor, kadınların yaklaşık % 70’i ilişkilerinin en az % 50’sinde mutlaka orgazm olabiliyorlar, her zaman orgazm olanlar ise bu oranın yarısı. Bu bulgu, daha önceki feminist dergilerdeki bulgularımızdan daha çarpıcı bir orgazm olma oranını ortaya koyuyor, özellikle son 10 yılda bu konularda yayınların artması ve kadınların bu konularda bilinçlenmesi bu konudaki bilinçlenmeyi arttırmış. Bu sonuçlar Amerika’daki Cosmo ve Hite raporlarına yaklaşmış durumda, büyük olasılıkla sonuçları etkileyen anketi yanıtlayan Hülya okurlarının eğitim düzeyinin yüksek olması. Bu bulgu da tüm Türk toplumuna yaygınlaştırılamaz.

 

HÜLYA KADINLARI ORGAZM OLURKEN NELER HİSSEDİYORLAR?

Orgazmlara genellikle eşlik eden duygu depersonalizasyon duygusu; yani vücudu bir yabancı, bir başka yerde gibi algılama. Fisher’ın konuştuğu kadınlar depersonalizasyon duygusunu şöyle tanımlıyorlar: “Vücudum sanki yaşamayan bir nesne”, “Ellerim kollarım, beynim sanki benim değil”, “Vücudumu ölmüş gibi hissediyorum”, “Vücudumun dışına çıkmış gibi hissediyorum”, “Vücudum her zaman olduğundan daha az duyarlı, sanki uyuşuk”. Bu duyguya vajinal orgazmı yaşayan kadınlarda daha sık rastlanıyor.

Orgazmın şimdiye dek en iyi tanımlandığı anket Hite Raporu. Bu raporda söylenenlere kısaca bakarsak Shere Hite ile konuşan feminist kadınlar şöyle anlatıyorlar orgazmlarını:

“Orgazm yaklaşırken birkaç hafif kıvılcım oluyor, sonra aniden alev alacağını hissediyorum; zaman içinde durmuş bir an, sıcak, ılık bir boşalma; tüm sinirlerin  zevk içinde erimesi; bu anı uzatmaya çalışırım, uzatamazsam düş kırıklığını uğrarım.”

“Vajinamda ve klitoral bölgemde dayanılmaz ve doyuma ulaşamazcasına acı-zevk-karıncalanma olur, derken aşırı derecede sıcak basar ve tüm kontrolümü kaybederim, sonra inanılmaz sıcaklıkta bir patlama ve karıncalanma! Acılı zevkin rahatlaması, sözcükler çok yetersiz kalıyor.”

“Kuvvetle çekilme, kalp atışı gibi bir duygu. Orgazm ne kadar şiddetli olursa o kadar yukarıda ya da arkada imiş hissi uyanır.”

 

Hülya okurları ise orgazmla ilgili deneyimlerini şöyle tanımlıyorlar:

 

 

Rahatlama, güzel ve anlatması zor bir duygu, bir boşalma, zevkli bir kendinden geçiş.’

 

Orgazmı yazarak ifade edenler ise daha ayrıntılı tanımlıyorlardı.

             “Vazgeçilmez bir infilak, hemen kendimden geçerim, her yanım kasılır’;

 “Vajinamdan tüm vücuduma yayılan bir gıdıklanma ve zamanı durdurmak isterim. Boşalmalarım çok güçlü olur, klitoral uyarımla vajinal uyarım birbirinden çok farklı değil.”;

            “Karnımda  durdurulması imkansız kasılmalar olur ve bir boşluğa doğru süzülürüm, bazen o sırada sürekli mavilik görürüm. Vajinal orgazmım çok güçsüzdür, ama klitoral uyarıyla geldiğim zaman bilincim uyuşur; karıncalanma tüm bedenime yayılır. Öyle 15-20 dakika yatarım.”

 

ART ARDA ORGAZM

Art arda orgazm, bir orgazmın başlayıp 5-20 saniye sürmesinden sonra kısa bir süre sonra uyarı devam ettiği sürece tekrar orgazm olabilme yetisi. Art arda orgazmın gelişmesinde en önemli faktör ise kadınlarda hem klitoral hem de vajinal uyarının gerçekleşmesi.

Batıda orgazm olan kadınların % 77’si art arda orgazmı da yaşıyor, bir sevişmede 11’den fazla orgazm olanlar ise % 6, çoğunluğu 2 ile 5 arasında orgazmla yetiniyor (% 65).  Kadınların ancak üçte biri cinsel ilişki ile orgazm olabiliyorlar, çoğunluğu bir şekilde klitorislerinin uyarılmasını istiyor, Türkiye’de bu oran çok daha düşük! Kinsey’in zamanlarındaki % 62’lik mastürbasyon yapma oranı, Hite zamanında % 82’ye, Cosmo azamanında ise %89’a çıkmış; bunların % 37’si ayda birkaç kez, % 25’i haftada birkaç kez, % 3’ü de her gün ‘şeytana uyuyorlar’. Kinsey kadınların % 66’sının cinsel fantezileri olduğunu bulmuştu, ama artık % 97.5’uğunun cinsel fantezi kurduğu biliniyor.

Hülya kadınlarında, orgazm olma oranları ise Batıda rapor edilenden daha farklı, % 40’ı art arda orgazm olamıyorlar. % 31’i sadece 1-5 civarında orgazm olabiliyor, % 17’si ise sayı önemli olmaksızın uyarı devam ettikçe orgazm olmayı sürdürüyorlar. Bu oranlar da Batıdaki oranları yakalamış ve geçiyor.

Orgazm olma sıklığını daha detaylı incelediğimizde aşağıdaki tabloda izlediğiniz sonuçları elde ediyoruz:

Bu sonuç Hülya kadınlarının art arda orgazm olma biçimleri hakkında ilginç bilgiler veriyor. Sadece bir saat sevişmeyle % 36’sı orgazm olurken, bu oran sevişme süresi uzadıkça daha fazla orgazm olabilme sınırlarına kayıyor ve 6-10 orasında orgazm olabilme 60 dk sevişince grubun % 11’i iken, sevişme süresi uzadığında bu oran % 40’a, 21’den fazla orgazm olabilme yeterliliği ise % 9’dan % 16’ya çıkıyor. Bu oranlar da Cosmo raporlarındaki Amerikan kadınlarının ötesine geçiyor, yani Türk kadınları 2005 yılında art arda orgazm olmayı öğrenmiş durumdalar ve art arda orgazm cinselliğin uzatılması ile eşgüdümlü.  Kadınlarda orgazmın şiddeti ise % 55’inde değişmekte, hep aynı şiddette orgazm olanların oranı % 13.

 

HÜLYA KADINLARINDA VAJİNAL-KLİTORAL İKİLEMİ

Bilindiği üzere Batıdaki raporlarda kadınların sadece % 30’u (Hite raporu, 1976) ve  % 34’ü (Cosmo raporu, 1983) cinsel ilişki ile orgazm olabiliyordu. Bizim daha önceki Türk kadınlarında yaptığımız anketlerde bu oran % 12.9 civarlarında idi. Hülya kadınlarında ise sadece cinsel ilişki ile orgazm olabilme oranı % 25 çıktı. Yani her dört kadından sadece biri erkeğin cinsel organının vajinaya girebilmesi ile orgazmı yaşayabiliyor, geri kalanlar öncelikle klitoral olmak üzere başka uyarılara ihtiyaç duyuyor. Bu konudaki oranları sıralarsak:

 

Sadece cinsel ilişkiye orgazm olur...............% 25

 

Cinsel ilişkinin yanında

klitoral uyarıya da ihtiyaç duyar.....................% 42

 

Cinsel ilişkinin ardından

klitoral uyarıya da ihtiyaç duyar.....................% 14

 

Orgazm olmaz veya başka

şeyler gerekli..................................................% 18

 

Hülya kadınlarının yaklaşık % 45’i ise sevişme ve ön oyunlar başladıktan 10 dakika içinde orgazm olabiliyorlar. Bu oran da Batıdaki diğer raporlarla çelişkili, çünkü genelde kadınların orgazm olabilmesi için daha uzun süreli sevişme ve uyarılma gerektiği bilinmekte. Hülya kadınlarının çoğunluğu klitoral orgazmı vajinal orgazma tercih ediyorlar ve bu konuda bilgililer, vücutlarını tanıyorlar.  Erkekleri memnun etmek için orgazm taklidi yapmayı seviyorlar, yani erkeklerle oynamayı ve onları işletmeyi seviyorlar. En fazla zevk aldıkları dönem ise % 47’sinde regl döneminden sonra veya ovülasyon (yumurtlama) dönemi olan reglden 2 hafta sonra!

 

HÜLYA KADINLARINDA KENDİ KENDİNİ TATMİN VE CİNSEL UYARILMA YAŞI

Hülya kadınlarının % 39’u hiç kendi kendini tatmin etmezken, % 9’u günde en az bir kere, % 21’i ilişkide boşalamamışsa, % 12’si haftada 3-5 kez, % 20’si ayda 3-5 kez mastürbasyon yapmakta.  Bu oranlar Batıdaki sonuçlarla ve daha önceki sonuçlarımızla tutarlı. Türk kadınlarında daha önce bulduğumuz mastürbasyon yapma oranı da % 57 civarlarında idi, Hülya raporunda bu oranı % 61 olarak saptadık. Kadınların büyük kısmı klitoral uyarı ile kendi kendilerini tatmin etmekteler. % 9 gibi bir azınlık hiperseksüel eğilimler taşımakta ve hergün kendi kendilerini tatmin ediyorlar.  Hülya kadınlarının yaklaşık % 13’ü cinselliği yedi yaşından küçükken keşfediyor, % 44’ü ise 7-14 yaşında cinsel uyarımın ayırdına varıyorlar, % 30 ise 15-18 yaşında cinsel uyarılmayı keşfediyorlar. Bu oran Hülya kadınlarının yarısından fazlasının 15 yaşına gelinceye kadar vücutlarındaki cinsel uyarımı keşfettiklerini gösteriyor. Hülya kadınları erken uyarılmayı öğrenmişler.

Hülya raporunda ve eski anketlerimizde edindiğimiz bir sonuç, Türkiye’deki eğitimli kadınların yaklaşık % 10-15 civarındaki bir kesimi cinselliği diğer toplumdaki kadınlardan çok farklı yaşıyor. Megaseksüel  (veya hiperseksüel) bu kadınlarımızın özellikleri şöyle:

  • Hemen hemen her gün cinselliği düşünüyorlar; günde bir veya iki günde bir kez kendi kendilerini tatmin ediyorlar.
  • Büyük kısmı cinsel ilişki ile orgazm olabiliyor, ama olamayanlar klitoral uyarıyı da cinsel ilişkiyle birleştiriyorlar.
  • Bu kadınlarımız, bir saatte 10’dan fazla orgazm olabildiği gibi, uyarılma sürdüğü sürece orgazm olmayı devam ettirebiliyorlar.
  • Uçuk fantezileri ve farklı cinsellik yaşama biçimleri, istekleri var. Pornografiden ve açık saçık konuşmaktan hoşlanıyorlar.
  • Eşlerini ve kocalarını eğer yeterince tatmin olmazlarsa aldatma ihtimalleri var ve bu onları rahatsız etmiyor; aksine cinselliği erkekler gibi yaşamaya karşı hırslı bir yönelimleri var.
  • Bu kadınların bir kısmı hiperseksüel. Kendi vücutlarını seviyor, beğeniyorlar, güzel buluyorlar ve erkekleri baştan çıkarabileceklerine inanıyorlar. Zaten bir yaşam biçimi olarak da erkekleri baştan çıkarmayı sürdürüyorlar.
  • Erken yaşlarda cinselliği öğreniyorlar ve cinsel ilişkiyi yaklaşık 15-20 arasında yaşıyorlar, evlenirlerse çoğu evlendiğinde bakire değil. Kendi kendini tatmin yaşı da çok erken yaşlarda başlıyor.

        

CİNSEL FANTEZİ VE VARYASYONLAR

 Hülya kadınlarının sadece % 16’sı bir cinsel fantezi kurmuyor. Geri kalanlar ya kendi kendilerini tatmin ederlerken veya ilişki sırasında cinsel fantezi kuruyorlar. Fanteziler çok çeşitli, bunları uygulayanların oranı ise duruma göre değişiyor. % 15-20 lik bir kesim bu fantezileriin bir kısmını gerçekleştiriyorlar, özellikle yukarıda saydığımız hiperseksüel eğilimili kadınlar. Aşağıda sıralananlar gerek Kadınca Raporunda 10 yıl önce gerekse Hülya raporunda anketlere yazılmış olan fantezilerdir, fantezilerin çoğunun ise fantezi düzeyinde kaldığını hatırlatalım; çoğu uygulamaya geçirilmiyor:

 

  • Değişik kıyafetler giymek ve bu şekilde sevişmek.
  • Maskeli sevişmek.
  • Maskeli grup ortamında tanıyamayacağı kişilerle sevişmek.
  • Cinsel oyunlar veya tiyatrolar oynamak.
  • Striptiz veya porno starı olmak ve erkekleri uyarmak.
  • Açık elbiselerle vücudunun çeşitli yerlerini teşhir etmek.
  • Erkeğin göğsünü ısırmak.
  • Farklı bölgeleri ısırmak.
  • Kontrol altına alınmak ve kontrollü cinsellik. Erkekleri kontrol altına almak.
  • Mekan farkı; arabada-denizde ve farklı ortamlarda sevişmek.
  • Bir televizyon starı olarak farklı insanlarla ve filmlerde cinsellik.
  • Bir televizyon yarışma programında, erkekleri veya seyircileri uyarmak.
  • Bir televizyon dizisinde sevişmek.
  • Sevgi sözcükleri  fısıldamak.
  • Vibratör kullanmak, bu sırada izlenmek.
  • Tanıdığı bir kaç erkeğin önünde striptiz yapmak.
  • Takside sevişmek.
  • Patronuyla ve iş yerindeki arkadaşlarıyla sevişmek.
  • Yazlıkta kumlarda ve denizde sevişmek.
  • Tecavüz fantezileri (aktif veya pasif).
  • Ofisde sevişmek.
  • Her türlü değişik pozisyonlarda cinsel ilişkiye girmek.
  • Reklam filminde oynamak ve reklam filminde striptiz.
  • Erkekleri açık saçık konuşarak veya giyinerek uyarmak.
  • Asansörde sevişmek.
  • Dar mekanlarda sevişmek.
  • Yakalanma korkusuyla sevişmek.
  • Arabada sevişmek.
  • İşyerinde sevişmek.
  • Oyun oynamak (zor kadın olmak ve erkeklerle oynamak).
  • Açık saçık konuşma.
  • Sadomazohist seks.
  • Bağlanmak ve öyle sevişilmek.
  •  Saldırılmayı, canının yakılmasını hayal etmek  ve bağırırken sevişmek.
  • Patronuyla ve iş yerindeki arkadaşlarıyla sevişmek.
  • Tecavüz oyunu oynamak.
  • Yatak odası dışında mutfakta  ve farklı ortamlarda sevişmek.
  • Çok ayıp ve hiç alışılmamış biçimde konuşma.
  • Karşılıklı fanteziler kurma.
  • Akla gelebilecek her türlü uçuk fantazik uygulamalar.
  • Değişik varyasyonlar uygulamak.
  • Pornografi seyretmek.
  • Pornografik filmlerde oynadığını düşünmek.
  • Kılık değiştirmek ve tiyatro oynamak.
  • Sevişirken zevk aldığı herşeyi yapmak.
  • Kılık değiştirmek, farklı kılıklarda sevişmek.

 

 

Kontrol edilmek veya bir erkeği kontrol altına almak gibi fanteziye grubun % 16’sı sahip. Daha önceki raporlarımızda (Kadınca Raporu) yaklaşık % 14’lük bir kesimin bu kontrol edilme fantezilerini ve yumuşak sadomazohist fantezileri uyguladığını bulmuştuk. Lezbiyen fantezileri de % 20’nin üzerinde yani her beş kadından biri lezbiyen ilişki kurma fantezisi kuruyor.

 

Fantezide kalmayıp bizzat uygulanan eylemler  ise şöyle:

 

  • Lezbiyen ilişki için bir kadını baştan çıkartmak.
  • Eski bir sevgiliyle tekrar bir araya gelip sevişmek.
  • Sevişirken bağlanmak.
  • Erkekle tecavüz oyunu oynamak.
  • İşyerinde veya iş ortamında birisini baştan çıkarıp sevişmek.
  • Yakalanma riski ile sevişmek, ve sevişirken ve çıplakken başkası tarafından yakalanmak ve çıplak vaziyette görülmek (bunu bir kaç kişi uygulamıştı)
  • Fahişe rolü yapmak, hatta bir arabayı durdurup pazarlık yapmak.
  • Sadomazohist pasif ve aktif pek çok yaklaşım  vb gibi.

 

HANGİ DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ

Hülya kadınlarının % 25’i dışarı boşalma gibi bir doğum kontrol yöntemi kullanırken, %20’si doğum kontrol hapı kullanıyor. Gün sayma yine çok kullanılan bir yöntem. Bu nedenle % 21’i en az bir kez kürtaj olmuşken, % 15’i 1-3 arasında kürtaj olmuş ve kürtaj halen Hülya kadınları arasında bir doğum kontrol yöntemi (grubun % 57’si hiç kürtaj olmamış).

 

LEZBİYEN İLİŞKİ VE PERVERSİYONLAR

Grubun % 71’i kendi hemcinsleri ile ilişkide bulunmamış, % 29’u ise ya en az  bir kez bulunmuş yada fantezilerinde bu tip bir ilişkiyi arzulamış. Bir kez bulunanlar % 6, fantezilerinde kuranlar % 16 iken, geri kalanlar (% 7) birden fazla kadınla sevişmişler. Genellikle bu ilişkiyi yaşadıklarında 15-20 yaş arasındaymışlar. Lezbiyenlik eğilimi bu raporda, diğer raporlara ve Batı verilerine göre Hülya kadınlarında daha az çıktı. Önceki raporlarımızda (Kadınca Raporu) fantezisini kuran ve/veya yaşayanlar % 40 civarındaydı.

Gruptaki kişilerin % 10’u bir şekilde aile içi ilişki yaşamışlar, bu büyük olasılıkla kuzenler arasında gerçekleşmiş. Kardeşler arasında veya babayla ilişki kuranlar ise % 1-3 civarında.

Hülya kadınlarının % 67’si kocalarını veya sevgililerini aldatmazken, geri kalanlar bu işi en az bir kere yapmışlar, fakat % 15’i bir kez yaptıktan sonra pişman olmuş ve devam ettirmemişler.  Hülya kadınları arasında kocalarını veya sevgililerini aldatmayı sürdürenler veya bundan zevk alanlar, sadece % 15 civarında. Bu da Hülya okurlarının aldatma konusundaki değerlerinin daha geleneksel kalıplara uygun olduğunu gösteriyor.  Rastgele bir erkekle sevişen kadınların oranı da bu oranlarla paralel, Hülya okurlarından sadece % 10’u rastgele bir kaç erkekle sevişip hoşlanmalarına karşın, bu işi ancak % 3’ü devam edip, bir gecelik yeni aşklar aramaktaymış.

Hülya kadınlarının % 46’sı bir şekilde elle vücuda sarkıntılık yaşamışlar, cinsel saldıraya maruz kalanlar % 6 civarında, tecavüze uğrayanlar ise % 3-4 civarında.

 

 

KADINCA RAPORU İLE HÜLYA RAPORUNUN KIYASLANMASI

 

Kadınca Raporu ve Hülya Raporunun detaylı kıyaslanmasını ve ABD’deki raporlarla kıyaslanmalarını bundan sonraki çalışmamızda ele alacağız[2].

Her iki rapor arasında sosyal, kültürel değişimlere bağlı ciddi farklılıklar bulduk. Bunlardan en önemlisi, hiç kuşkusuz ki, Vajinal-Klitoral ikilem bağlamındaki orgazm olma oranıdır. Kadınca Raporunda sadece cinsel ilişki ile orgazm olma oranı % 12.9 çıktığı halde, bu oran Hülya Raporunda % 25’e yükselmiştir. Batıda bu oran % 30-34 civarındadır. Türkiye’deki gerçek sayının ise çok daha altlarda olduğu aşikardır. Fakat en azından toplumun bir kesimi hakkında 10’nar yıllık ara ile önemli bir  veriyi değerlendirebiliyoruz.

Kadınca kadınları, bir önceki kuşağa fark atmaya çalışan ve cinselliklerini tam anlamıyla bağımsız yaşamaya çalışan bir porte sergilemişlerdi; Hülya kadınlarında ise Kadınca kadınlarına oranla bazı konularda farklılaşma saptadık. Kadınca kadınları cinselliği yeni keşfediyorlardı. Hülya Kadınları ise cinselliği yeni keşfeden kuşağın çocukları veya devamı olarak,  cinselliği Türk toplumundaki kalıplardan çok farklı yaşamaktalar.

Hülya kadınları hiç beklenmedik bazı sonuçlar oluşturdular. Öncelikle cinsel potansiyelleri ve cinsel tepkileri oldukça gelişmiş, kendilerine güveniyorlar, kendi vücutlarını seviyorlar ve tanıyorlar. Bu özellikle kesinlikle Türk toplumundaki genel kadın tipini ve davranışını yansıtmıyorlar. Cinselliği sevmelerine ve varyasyonlardan hoşlanmalarına karşın, geleneksel çizgilerden ve bazı ahlaki anlayış tarzlarından da çıkmıyorlar. Cinselliği farklı çizgilerde ve derin yaşamayı sevmelerine karşın, sevgililerine ve kocalarına bağlılar. Sevgilileri ve kocaları ile cinselliği değişik ve daha güçlü yaşamak için türlü oyunlar oynamayı seviyorlar. Fantezi ve hayal güçleri geniş. Hiperseksüel Hülya kadınlarında ise farklı bir cinsel yaşam tarzı var, bu kadınlarda cinsellik biraz ekstremlere kayabiliyor. Hülya kadınları Batıdaki raporlarda bulunan sonuçlardakine yakın bir cinsel yaşantıya sahipler. Özgürler, ama bazı çizgilerini de muhafaza ediyorlar.

 


 



[1] 660 sayısı daha sonra gelen yanıtlarla 750’ye ulaştı. Burada verilen sonuçlar bu 660 kadın üzerine ve yazı Hülya dergisinde 2005 Haziran’ında yayınlandığı şekliyledir; Hülya dergisinde yayınlanan değerlendirme bu 660 anket formu üzerine yapılmıştır. İlerideki bir tarihte yazılmakta olan konuyla ilgili diğer kitapta detaylı olarak verilecek sonuçlarda küçük değişiklikler olabilecektir. Hülya Raporunda da, kıyaslama kolaylığı olsun diye Kadınca Raporundaki aynı sorular sorulmuştur; sadece bir kaç soru değişiktir.

[2] Ümit Sayın. Türk Kadınında Cinsel Davranış (hazırlanıyor).

 

Anket

  Workshoplardan (atölyelerden) ve CİSEATED Eğitimlerinden Memnun Kaldınız mı?

Hava Durumu


Döviz

1 $ = 3,89 TL
1 € = 4,59 TL
1001674 Ziyaretçi