en

Cinselliğin Taosu


 


Köşe Yazısı

     CİNSELLİĞİN TAOSU

Hüsnü Sav

        M.Ö 6 y.y.’ da yaşadığı tahmin edilen Lao-Tzu  tarafından yazılan Tao Te Ching Türkçe’ye “Yol ve Erdemler” kitabı olarak çevrilir. Tao, yol, her şeyin başlangıcı, yani kısaca her şeyin var olma sebebi, olarak tanımlanır. Ayrıca bu var olma sırasında izlenecek yolu belirler. Te, ise erdem manasına gelir. Yani bu yolculuk sırasında insanda bulunması gereken erdemi ve onuru anlatır. Ching ise kitap ve öğreti anlamına gelir.  Tao Te Ching aslı anlamı ile dünyadaki yolculuğumuz sırasındaki insan olmak için gerekli olan erdemleri anlatan bir öğreti kitabıdır.

Tao soyuttur,
ve bu sebepten bir  forma sahip değildir,
ne yükselirken parlaktır,
ne de batarken karanlık,
elle tutulamaz ve ses çıkarmaz.

Formsuz ya da suretsiz, varlıksız,
formsuzluğun formu, tanımların ötesindedir,
tarif edilemez,
ve anlayışımızın ötesindedir.
hiç bir isimle çağrılamaz.

Önünde durduğunuzda bir başlangıcı yoktur;
takip edildiğinde bile bir sonu yoktur.
An itibarı ile (gerçekliği) vardır; şu ana uygulayın,
onu iyi takip edin ve başlangıcına ulaşın.

“Yol ve Erdemler kitabı” yaklaşık 5000 kelimeden oluşan bir öğreti kitabıdır. Taoculuğun temel esaslarını anlatır. Konfiçyüs’le aynı dönemde yaşadığı tahmin edilen Lao Tzu bu kitabıyla,  başta Konfüçyüs ve Budizm olmak üzere birçok din ve felsefi akımı etkilemiştir. Yol ve erdemler kitabında anlatılan bir çok erdem başta siyaset cinsellik, savaş sanatları olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında yol göstermiştir. Dünya üzerinde birçok dile çevrilen nadide eserlerden birisidir.

         Uzakdoğu cinselliği de tabi ki Çin‘i uzun süre etkisi altına alan Taoizm’den etkilenmiştir. Taoizm’in temel öğretilerinden olan karşıt güçlerin uyumunu, Yin ve Yang, Wu Wei olarak adlandırılan eylemsiz  eylemlilik gibi temel ilkelerde cinsel sanatlarda kullanılmıştır. Daha önceki yazılarımda karşıt güçlerin uyumuna değinmiştik.  Taoizm’in,  temel  öğretilerinden olan Wu Wei,  yani eylemsiz eylemlilik üzerinde duralım  ve bunun cinsel hayata uygulanmasını görelim.  Wu Wei bir anlamda eylemsizlikten bahsederken hiç bir şey yapmamak anlamında kullanılmaz. O sadece izlenmekte olan yol üzerinden yürümekten bahseder. Yol üzerinde yürürken deneyimleyeceğimiz  şeyler üzerinde yorum yapmaz; sadece eylem içinde bulunurken, zihnini bir eylemsizlik içinde tutar. Her şey nasıl olması gerekiyorsa öyle olur. Yani yapılan iş ya da izlediğiniz yol ne olursa olsun Wu Wei durumundaki bir zihin bunun sonuçlarının ya da nedenlerini düşünmez.  O sadece hareket eder ve sonuç kendiliğinden gelir. Yani kişi eylem içindeyken aslında zihninde bir eylemsizlik yaşıyordur. Bunu zaten Taoizm’in etkileri görünen ZEN öğretisinde de görürüz.  Günlük yaşantımızda da içimizde konuşup duran sese kulak veririz. O bize sürekli o iyi, bu kötü mesajlar gönderir ve zihin serseri bir maymun gibi ordan oraya zıplar durur. Wu Wei durumundaki bir zihin hiç bir şeye iyi ya da kötü gözle bakmaz. Her şey olması gerektiği gibidir. Yani zihin içinde çınlayıp duran sesi susturmuştur.  Ruh sanki ölüm sessizliğindedir. Bir ölü gibi yorum yapmaz, olan sadece olması gerekendir bunu bilir. Yani kişi sadece eylemde bulunur; gerisi kozmik bilincin ya da Tao’nun tezahürüdür. Bu bir kabulleniş ya da kadere teslimiyet değildir, sadece evrensel var oluşun sebebi Tao’nun sizde yol bulmasıdır.  Suyun akıp yönünü bulması gibidir. Eğer birisine kin dolu ve kızgınsanız bırakın bunu sizi var eden halletsin. Siz içinizde sürekli yorumlar yapan sizi ordan oraya sürükleyen maymun zihninizi durdurun. İçinizde çınlayan sesi susturun artık, yazdığınız amaçsız senaryolarla zihninizi bulandırmayın. Onu bırakın eylemsizlik içine girin; Allah, Tao, Tanrı, kozmik bilinç adına ne derseniz deyin ilahi kanun yolunu bulacaktır. Bu durumun farkına varırsanız bu sanki küçük bir atomun içindeki güç kadar etkilidir. Aslında eylemsizlik içinde müthiş bir eylem içindesinizdir. Suyun önüne set olmayın, ancak onun yolunu geçici bir süre kesebilirsiniz, sadece akışı geciktirirsiniz.  Su her zaman yatağını bulur. Yani hiçlik içinde var olan gücün farkına varmaktır Wu Wei. Bunu Lao Tzu yol ve erdem kitap’ında söyle anlatır.

Her şeyden zevk alabilirsin,

Hiçliğin içindeki zevki ara, bul.

Her şeyi bilebilirsin,

Hiçliği bilmeye çalış.

Her şeye sahip olabilirsin,

Hiçliğe sahip olmaya çalış.

Her şey olabilirsin,

Hiç olmaya çalış.

         Wu Wei en çok savaş sanatlarında da kullanılmış. Kısaca değinelim; usta bir savaş sanatları ustası zihnine hakim olabilen bir ustadır. Aslında bu usta için fiziksel hareketlerde ustalaşmak çıraklık dönemidir. O savaşmayı öğrendiğinde zihnine tamamen hakim olmuş demektir. Onun için savaşmak tepkisizliktir. En iyi savaş, savaşmadan kazanılan savaştır onun gözünde. Onun gücü gizlidir. O yüzden Uzakdoğu savaşçıları genelde bol elbise giyerler kaslarını bile göstermek istemezler. Ama onların gerçek güçleri zihinlerinden gelir. O bir savaşa katıldığında rakibi karşısında zihin Wu Wei durumundadır. O bir ölü gibi tepkisizdir ama zihni her şey için açıktır. Onun yapacağı hareketleri düşünmez zihni sonsuz olasılıklar dahilindedir. Gelen her darbeye açıktır. Onun zihnini hiçbir şey yanıltamaz. Onun hareketsizliğin içinde sonsuz bir hareket olasılığı barındırır. O harekete geçtiği zaman zihni artık bir su gibi akmaya başlar. Ona yapılan hareketlere karşı sadece durgun bir zihinle verilen tepki vardır. Yapılan hiçbir harekette takıl kalmaz zihni o yüzden onu hiçbir kılıç kesmez ve hiçbir rakibi alt edemez.

         Taoistler sevişme sırasında da her şeyi oluruna bırakmanın gerekliliğine inanmışlardır. Sevişme sırasında zihin sakindir. Sevişme sırasında sadece eylem vardır ve zihin onun sonuçları hakkında düşünmez. Sadece sevişmenin güzelliği devam ederken, zihin eylemsizlik üzerindedir. Zihin sevişme sonuçları hakkında düşünmez, o an yaşanılan anın coşkusu vardır.  Erkek sevişme sırasında boşalıp boşalmayacağını düşünmez; o kendini bir su gibi akışına bırakmıştır. Yani karşısına ne çıkarsa onun şeklini alır. Kadının karşısında bir güç değil, onun içinde bir uyum halindedir. Bu yüzden bu tür sevişme sanatlarında erkek kendine uzun süre hakim olabilir ve sevişmelerin süreleri  çok uzundur. Bir tür meditasyon halindedir.  Yani zihin Wu wei durumunda olduğu için sadece o andadır ve onun içinde bir eylem yoktur. Erkeğin erken boşalma durumlarında zihin boşalma ya da boşalmamaya odaklandığı için bu tür sonuçlarla karşılaşılır. Eğer zihin boşalmama durumuna odaklanırsa da, boşalma hemen gerçekleşir. Çünkü beynimiz zıt düşüncelerle düşünür. Zihin boşalmama üzerine odaklandığında önce, boşalmanın nasıl olduğunu düşünmek zorundadır. Yani birisi size kırmızıyı düşünme dediği anda siz kırmızıyı düşünmeden kırmızı  düşünmemezlik  yapamazsınız. Kadın içinde sevişme sırasında sonuçlar yoktur. O yaşadığı hazzın içindedir sadece. Onun için sevişmenin orgazmla sonuçlanacağı ya da ne tür hazlar alacağının bir önemi yoktur. Sadece eylem içinde bulunur sonuç kendiliğinden gelir. O yüzden bu tür sevişme durumlarında kadınları yaşadıkları orgazmlar şiddetli ve değerlidir. Çünkü zihin sadece eylem üzerindedir ve zihin o andadır.

         Erdem ve onur Uzakdoğu kültürlerinde çok fazla önem taşır. Bu kendini sosyal ve kültürel hayatta kendisini gösterir. Erdem insanı insan yapan en büyük özelliklerden birisidir. Erdem sahibi bir insan karşısındaki erkek ya da kadın olarak görmez. Onun karşısında kendisine ayna olan bir insan vardır. Çin sevişme sanatında esas olan karşındaki insana saygı duymak ve onun varlığında kendini bulmaktır. Gerçek bir sevişme ustası kendi aldığı hazdan daha çok karşısındaki insanın aldığı haz’ a odaklanır. O yüzden bu tür öğretilerde erkek kendini eğitme gereği duyar. Yapısı itibari içindeki benciliği yenmek zorundadır. Bunu karşısında kadın da erkeğine saygı duyar ve kendisini ona bırakır. Ancak günümüzde rastladığım bir çok Tantra ve cinsel eğitim içerikli kitaplarda sürekli kadın ya da erkek üstün gösterilmeye çalışılmaktadır. Bunu yazan yazarların kendi içindeki bencil ezilmiş kadınlık ya da erkeklik duygularını bastırmaya çalıştıklarını düşünmekteyim. Birçok Hint  mitinde, kendi nevrotik düşüncelerinde yoğurup kadını ya da erkeği üstün göstermeye çalışmak, kendi içinde ezikliğin dışa vurumundan başka bir şey değildir. Bu Hz. Ademin kaburgasından yaratıldığına inandıkları Hava’yı yani kadını küçük görmekle aynı değerdedir. Bu gibi insanların anlamadıkları insan olmanın onuru ve erdemi, yine insan olmaktadır. Kadın ya da erkek olmakta değildir…

 

Kendindeki erilliği tanı,
Dişiliğine katıl, dünyanın ortasında akan bir Dere ol.
Dünyanın ortasından akan bir Dere olmak:
Sonsuz Erdem ile bütünleşmektir.
Çocukluk durumuna geri dönmektir
.

Kendindeki bayazı tanı

Siyahlığa katıl

Kendini dünyanın örneği yap

Dünyanın örneği olmak:

Sonsuz erdem ile birlikte yürümektir.

Sınırsızlığa geri dönmektir.

Şerefi tanı

Acımasızlığa katıl.

Kendini dünyanın vadisi kıl

Dünyanın vadisi olmak:

Sonsuz erdem ile dolmaktır.

Basitliğe geri dönmektir.

İlk basitlik kalıbı

Kaplar halinde işlenir.

Ancak bilge kişi, işlenmemiş kalıbı

Aracı olarak kullanır.

Zira sanatının Üstadı’nın, işlemeye ihtiyacı yoktur.

Öğretiler: Lau Tzu

 

 

 

 

Anket

  Workshoplardan (atölyelerden) ve CİSEATED Eğitimlerinden Memnun Kaldınız mı?

Hava Durumu


Döviz

1 $ = 6,57 TL
1 € = 7,49 TL
1083349 Ziyaretçi